DİL İLE İNŞA EDİLEN,
DİL İLE ÇÖZÜMLENİR.
Jacques Lacan
Hakkımda
2022 senesinde İstanbul Kültür Üniversitesi, Psikoloji bölümünden mezun olmuş; insanın karmaşasını ve ruhsallığını merak eden, öğrenmeyi, müziği ve doğayı seven bir psikoloğum.
Lisans öğrenimim süresince; Çam ve Sakura Şehir hastanesi, rehabilitasyon merkezi ve çeşitli kliniklerde staj yaptım.
Öğrenimim süresince psikanalize ilgi duymuş ve halihazırda yüksek lisansa hazırlanma sürecimde psikanalitik yönelimli okumalar yapmaya, psikanalize dair faaliyet gösteren derneklerim sempozyum ve çalışmalarına katılım sağlamaya devam etmekteyim. Aldığım eğitimler kapsamında Psike İstanbul ‘Psikanalize Giriş Seminerleri’ eğitimini tamamladım. Öğrenmenin son bulmayacağı bu süreç içinde çalışmalarımı ve okumalarımı derinleştirmeye devam etmekteyim. Şimdilerde İstanbul Kültür Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisansımı sürdürmekte ve süpervizyon eşliğinde danışan görmekteyim.
Psikoterapi Üzerine
Bireysel Psikoterapi
‘Konuşmak’
Dil, bireyin; düşüncelerini ifade etme, öğrenme ve yapılanma sürecinde dönüştürücü bir konuma sahiptir. Yapısı gereği bir ötekine yönelen dil; ötekinden gelene dair; içsel çatışmalar, sorgulamalar, duygusal karmaşalar ve yabancılaşmalar yaratabilirken aynı zamanda danışmanlık süresince dönüştürücü ve yapılandırıcı bir araç görevi de üstlenmektedir.
Terapi süreci de konuşma yoluyla yapılanmaktadır. Danışanın, onu terapiye getiren nedenseli ve bunun karşısında neler hissettiğini anlatması ile beraber bu ikili çalışma başlamaktadır. Danışanı terapiye getiren neden veya soru çevresinde yapılanan bu süreçte danışman; bireye kendisini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebileceği ve yargılanmadığı bir alan sunar.